Bilim,Bilişim,Teknoloji,Eğitim,Faaliyet,Astronomi

Bilim,Bilişim,Teknoloji,Eğitim,Faaliyet,Astronomi,Burçlar,Haberler...

Alternatif akım (AC), 220V şebeke geriliminde 50 defa yön değiştirir (salınım). Tamamen dirençten oluşan basit AC devresinde, örneğin lamba veya su ısıtıcısı, voltaj ve akımın dalga formlarını incelediğinizde, senkronize olarak birbirini takip ettiğini görürüz. AC salınımlarında yükte maksimum voltaj geçtiğinde, maksimum akım geçecek anlamına gelir. Voltaj inişe geçtiği zaman, akım da inişe geçecektir. Yani birbirlerini taklip eden bir salınım grafiği göreceğiz. Bu, basit bir AC yüküne örnekBobin veya kapasitörlerin bulunduğu komplex AC yüklerinde ise, akım dalgaları voltaj dalgalarını izlemez. Bunun sebebi ise, yüklerde tutulan enerjinin oluşturduğu zaman farklılığı. Bu zaman farklılığı nedeniyle güç akış yönünde değişiklikler olur ve tek yönden elde edilen net güce gerçek güç (P) denir. Her döngü sonunda saklanan enerjinin şebekeye geri dönmesiyle oluşan güce ise reaktif güç denir. Devrelerde herhangi bir işlem yaptığımız zaman sadece gerçek gücü kullanırız (P). Reaktif güç, şebekeye geri döner ve herhangi bir iş yapmaz.

Güç faktörü ise; gerçek gücün (P), görünüşteki güce (S) bölümüyle ortaya çıkan değerdir. Gerçek güç, bizim o işi yapmamız için gereken gücü bize belirtir ve "watt" ile ifade edilir. Şebekede görünen güç ise VA (volt-amper) şeklinde ifade edilir. Dalgaların düzensizliğinden dolayı, belirli miktarda güç çekmek için şebekeden daha fazla akım çekilir. Örneğin. 1 kW'lık gerçek güç elde etmek istersek ve güç faktörü 1 ise, şebekeden 1 kVA'lık güç çekilir. ( 1 kVA x 1 = 1 kW). Ancak güç faktörü 0.5 olursa, 1 kW'lık gerçek güç için şebekeden 2 kVA güç çekmemiz gerekecek. (2 kVA x 0.5 = 1 kW). Güç faktörü, 0 ile 1 arasında değişir. Güç faktörü 0 iken herhangi bir iş yapılmaz.Güç faktörü 1 iken, gerçek güç ile şebekede görünen güç aynıdır ve ideal durum budur.

Ev kullanıcıları sadece kullandıkları gerçek güç (watt) için para ödüyorlar. Ve bundan dolayı ev kullanıcıları için reaktif güç veya şebekede görünen güç bir anlam ifade etmiyor. Ancak bu, şebekeye yük bindiren bir durum. Reaktif güç ne kadar fazlaysa şebekedeki yük o kadar artacak; kablolamanın daha kaliteli olması gerekecek, jeneratörlerin ve transformatörlerin daha büyük olması gerekecek. Bu da, tabii elektrik dağıtıcısı firmaların istemeyeceği bir durum. Bir ev kullanıcısının şebekede yaratacağı istenmeyen yük önemli olmasa da, büyük makinalarla çalışan fabrikaların şebekeye bindireceği yük önemli olacaktır. Bunun için, sanayii kuruluşlarının bulunduğu organize sanayii bölgelerinde fabrikalar, kullandıkları gerçek gücün yanında reaktif güç için de bir bedel öderler.

Günümüzdeki güç kaynaklarında ise artık reaktif gücü minimuma indirmek için "güç faktörü düzeltimi" - power factor correction (pfc) özelliğini görüyoruz. PFC özelliği pasif veya aktif olabiliyor. Giriş seviyesi kaliteli güç kaynaklarında pasif PFC devresi görürken, üst modellerde ise aktif PFC devresi görüyoruz. Aktif PFC devrelerinin güç faktörü düzeltimi 0.99'a kadar çıkabiliyor; ki bu da ideal olan 1'e çok yakın. APFC olmayan güç kaynaklarında güç faktörü 0.5 ile 0.7 arasında değişebiliyor.

Tek bilgisayarın kullanıldığı evler için önemli olmasa da, çok sayıda bilgisayarın kullanıldığı ofislerde ve işletmelerde, şebekeye bindirilen istenmeyen gücü minimuma indirmek için, güç faktörü düzeltimi özelliğine sahip güç kaynakları tercih edilmeli. Biz, ev kullanıcıları için de PFC özelliği olan güç kaynaklarını önereceğiz. Zaten artık firmaların neredeyse tüm ürün gamlarında PFC özelliğini görüyoruz çünkü bazı ülkeler güç kaynakları için PFC özelliğini şart koşuyor. (Örneğin AB).

PFC özellikli güç kaynakları hakkında bilinen yaygın yanlışlar var. Bilinmesi gerekenler şöyle:

* Aktif PFC, ikinci bir devredir. Bu devre, şebekeden resistif olarak güç alır (tıpklı bir lamba gibi) ve diğer devreye aktarır. Diğer devreyi, ana şebekeden tamamen izole eder. Dolayısıyla aktif PFC devresi bir miktar gücü ısıya dönüştürecektir ve bu da güç kaynağı verimliliğini biraz aşağı çeker. Yani: Bir güç kaynağına PFC devresi eklerseniz, onun verimliliğini yaklaşık %1-4 oranında aşağıya çekersiniz.

* PFC'li güç kaynakları, herhangi bir voltaj regülasyon özelliğine sahip değildir. Daha stabil anlamına gelmez.

* Güç faktörü ve güç faktörü düzeltimi, tamamen şebeke ile ilgilidir. Donanımınızın harcadığı gerçek güç miktarını değiştirmez.

Plazma TV nedir?

6/5/2008

Bu sayfada, Plazma TV ile ilgili özet bilgileri bir araya getirmeye çalıştık.

Plazma TV nedir? Burada çok teknik bir açıklama yapacak değiliz. Ancak plazma TV, iki cam levha arasına yerleştirilmiş yüzbinlerce ufak ampülden oluşan bir cihaz olarak düşünebilir. Bu ampüller plazma gazı tarafından uyarılmakta ve farklı renklerin oluşması sağlanmaktadır.

Plazma TV'lerin diğer monitörlerden ne farkı vardır? Plazma TV için avantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler şunlardır:

monitörlerin kullanılamayacağı yerlere takılabilirler.

  • Renk üretimleri mükemmeldir.
  • Renk kontrastı iyidir, ancak mükemmel değildir.
  • Büyük ekran olarak üretilmektedirler.
  • Genellikle aynı boydaki LCD ekran benzerlerinden daha ucuzdurlar.

    Plazma TV için dezavantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler ise şunlardır:

    • Hassas cihazlardır, nakliye esnasında hasar görme riskleri küçük değildir.
    • Karanlık sahnelerde detayları CRT televizyonlar ya da monitörler kadar iyi veremeyebilirler.
    • Fosfor temelli bir teknolojiye sahip olduğu için, aynı rengin aynı noktada uzun süre kalması plazma TV'ye zarar verebilir. Ayrıca, görüntü kalitesi plazma TV yaşlandıkça düşecektir.
    • Plazma TV'ler çok ağır oldukları için duvara monte ederken size iş çıkarabilirler.


     

  • Bu sayfada, projeksiyon TV ile ilgili özet bilgileri bir araya getirmeye çalıştık.

    Projeksiyon TV nedir? Burada çok teknik bir açıklama yapacak değiliz. Ancak projeksyion TV'lerin CRT, LCD ya da plazma temelli teknolojilerle elde edildiklerinde çok pahalıya gelecek ekran büyüklüklerini daha düşük maliyetlerle elde etmek için geliştirilmiş olduklarını söyleyebiliriz. Geleneksel televizyon türlerinden farklı olarak projeksiyon TV modelleri, görüntüyü kendi içlerindeki bir CRT ya da LCD oluşturup daha büyük bir yüzeye yansıtmak yoluyla iş görürler. Projeksiyon TV'lerde bu yansıtılan yüzey televizyonun kasasına bütünleşik durumdadır.

    Projeksiyon TV'lerin diğer monitörlerden ne farkı vardır? Projeksiyon TV için avantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler şunlardır:

    • Projeksiyon TV'ler en büyük ekran boyutlarını en ucuza sunan seçenektirler. Ekran alanı başına en düşük maliyet projeksiyon TV'lerinkidir.
    • Geleneksel CRT ekranlara göre daha hafif ve incedirler.
    • Plazma TV ve LCD ekran türlerinden daha gerçekçi gölge görüntüleri verirler.
    • Fosfor temelli bir teknolojiye sahip olmadıkları için, aynı rengin aynı noktada uzun süre kalmasının yaratacağı problemler LCD ekranlarda görülmez.

    Projeksiyon TV için dezavantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler ise şunlardır:

    • Projeksiyon TV'lerde renkler çok parlak olmazlar ve parlaklık ekrana eşit olarak dağılmış değildir (merkez daha parlak, köşeler daha karanlıktır).
    • Plazma TV ve LCD monitör türlerinden daha fazla yer kaplarlar.


    LCD monitör nedir? LCD monitör, ismini İngilizce adı olan "Liquid Crystal Display" (sıvı kristal ekran) kelimelerinin baş harflerinden almaktadır. LCD ekranlar en yalın ifadeyle iki cam levha arasına sıkıştırılmış sıvı kristal örgüsüdür. LCD ekranın arka kısmında bir ışık kaynağı vardır, görüntü bu ışık kaynağından yayılan ışığın, iki cam levha arasında sıkışmış olan sıvı kristal örgüsünden geçerken değişik renklere bürünmesiyle elde edilir.

    LCD monitörlerin diğer monitörlerden ne farkı vardır? LCD ekranlar için avantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler şunlardır:

    • Plazma TV'ler çok incedirler, bu nedenle geleneksel CRT televüzyonların ya da monitörlerin kullanılamayacağı yerlere takılabilirler.
    • Renk üretimleri mükemmeldir.
    • Renk kontrastı iyidir, ancak mükemmel değildir.
    • Fosfor temelli bir teknolojiye sahip olmadıkları için, aynı rengin aynı noktada uzun süre kalmasının yaratacağı problemler LCD ekranlarda görülmez.

    Plazma TV için dezavantaj olarak nitelendirilebilecek olan özellikler ise şunlardır:

    • Ekran alanı başına en yüksek maliyetli görüntüleme seçeneğidir.
    • Karanlık sahnelerde detayları CRT televizyonlar ya da monitörler kadar iyi veremeyebilirler.


    <****** type=text/**********> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>

    CRT monitör nedir? CRT monitör, ismini televizyonların da en hayati parçası olan ve Türkçe'de "tüp" olarak nitelendirilen parçadan alır. Bu parçanın İngilizce adı "cathode ray tube" (katot ışını tübü) şeklindedir, CRT de bu kelimelerin baş harflerinden gelir. Temel olarak, elektronların tüp boyunca yüksek hızda fırlatılmaları ve bunun sonucunda ışık oluşması ilkesiyle çalışırlar.
    <****** type=text/**********> CRT monitörlerin diğer monitörlerden ne farkı vardır? Plazma TV ve LCD monitör gibi rakipleriyle karşılaştırıldığında CRT monitörler, çalışma ilkelerinin bir sonucu olarak daha fazla yer kaplarlar ve daha ağırdırlar. Buna ek olarak güç tüketimleri de Plazma TV ve LCD monitör benzerlerinden daha fazladır. Ancak özellikle oyun oynayan kişiler, daha yüksek görüntü kalitesi için hala CRT monitörleri tercih etmektedirler.
    <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>